Akılsız telefonlara rağbet artıyor mu?

Akılsız telefonlara rağbet artıyor mu?
akilsiz-telefon

Will Stults iPhone'uyla fazla zaman geçiriyor, eskiden Twitter olarak bilinen siteden neredeyse hiç çıkmıyor, sanki fark edecekmiş gibi Elon Musk’a yönelik öfkeli tweet’ler atıyordu. Stults’un ortağı Daisy Krigbaum ise Pinterest ve YouTube bağımlısıydı, uyumadan önce iPhone'undan video izliyordu. İki yıl önce her ikisi de Apple'ın “ekran süresi” kısıtlama aracını denediler, devredışı bırakmanın fazlasıyla kolay olduğunu görünce iPhone'larını daha düşük teknolojili cihazlarla değiştirmeye karar verdiler. Akıllı telefonlara bağımlılığı sağlayan yüksek çözünürlüklü ekran, uygulama mağazası, video kamera gibi özellikleri olmayan “akılsız telefonları” elbette duymuşlardı. Ne var ki birer tane satın almak istediklerinde o kadar kolay olmadı. Bir ironi daha kendini göstermişti: daha az çevrimiçi olmanın bir yolunu bulmak, agresif bir çevrimiçi araştırma gerektiriyordu.

İkili burada bir iş fırsatı gördü. Krigbaum, “Birisi bu telefonların satışını en iyi seçeneklerle basitleştirebilirse, belki daha fazla insan akılsız telefona geçiş yapabilir,” diyordu. 2022’nin sonunda, ekran başında geçirdikleri zamanı azaltmak isteyen insanlara telefon, SIM kart ve aksesuar satmak üzere “Dumbwireless” adında bir e-ticaret şirketi kurdular. Bu, Stults’un ilk girişimcilik denemesi değildi, daha önce Colorado'da moda markası kurmayı (battı) ve Hollywood’daki bir komedi kulübünün arkasında kahve dükkanı açmayı (ölmeye mahkumdu) denemişti. Ama Dumbwireless çok daha başarılı oldu.

Çiftin Los Angeles'taki evi, esasen yemek odası olması gereken yere yığılmış beş yüz adet cihazın bulunduğu akılsız telefon mağazasına dönüşmüştü. Stults, müşterilerin aramalarını bizzat yanıtlıyor, sabahın beşinde bile telefon gelebiliyor (müşteri hizmetlerinin başındaki kişi olarak akıllı telefon kullanması gerekiyor). Her siparişi kendi elleriyle, bazen özel notlar da ekleyerek paketliyorlar. Hizmet sektöründeki işlerini henüz bırakmadılar ama Dumbwireless geçen ay 70 bin dolar tutarında ürün sattı, bu tutar geçen yılın aynı dönemine göre on kat daha fazla. Stults ve Krigbaum, geçen Ekim ayında satışlarda bir artış olduğunu fark ettiler, ama bunun tatil alışverişi sezonuyla ilgisi olabileceğini düşünüyorlardı. En çok sattıkları popüler telefonlardan bazıları neredeyse hiçbir uygulaması olmayan e-mürekkep cihazı Light Phone, geleneksel kapaklı telefon Nokia 2780 ve The Matrix filminde Neo’nun taşıması için tasarlanmışa benzeyen, hesap makinesini andıran, İsviçre yapımı Punkt.

Gitgide yükselen akılsız telefon tutkusu, kısmen çocukların çevrimiçi güvenliğine ilişkin endişeden kaynaklanıyor olabilir. Ebeveynler, Instagram ve TikTok gibi mecraların çocuklarını kasten kandırmaya çalıştığına her geçen gün daha çok ikna oluyorlar. Bazı araştırmalara göre, bu sitelerde vakit geçirmek gençlerin kaygılarını artırıp özgüvenlerini düşürebiliyor. Bu durum yetişkinler için neden daha sağlıklı olsun ki? iPhone'larla geçen neredeyse yirmi yılın ardından, toplum dijital hayata dair kolektif bir bıkkınlık yaşıyor gibi görünüyor. Günün büyük bölümünü taşınabilir, parlayan ekranlara bakarak geçiriyoruz ama internet artık eğlenceli bile değil. Kendimizi bundan alıkoyacak özdenetimden yoksunuz, bu yüzden bizi internetten alıkoyacak cihazlara ihtiyaç duyuyoruz. Bu da hakim teknolojiden vazgeçmek, Cal Newport’un deyimiyle daha dikkatli bir “dijital minimalizme” yönelmek anlamına geliyor.

[mailerlite_form form_id=10]

Light Phone, akıllı telefon yorgunluğu anaakım bir hastalık haline gelmeden önce, 2017’de piyasaya çıktı. Şirketin kurucu ortakları Kaiwei Tang ve Joe Hollier on binlerce telefon sattı. 2019'da piyasaya sürülen Light Phone II, kullanıcıların arama yapmasına, kısa mesaj göndermesine ve birkaç özel uygulamayı (alarm ve zamanlayıcı, takvim, yol tarifleri, notlar, müzik ve podcast kütüphaneleri) kullanmasına olanak tanıyan, tek renkli bir dokunmatik ekrana sahip. Sosyal medya veya streaming uygulamaları yok. Tang, “Amacımız, dikkat ekonomisine hizmet etmeyen faydalı bir yardımcı program yaratmak" diyor. Dumbwireless gibi Light Phone da son zamanlarda talepte bir artış yaşıyor. Kurucularının söylediğine göre önceki sene geliri iki katına çıktı, 2024'te bunu da ikiye katlama yolunda ilerliyor. Hollier, Jonathan Haidt'in akıllı telefonların ergenler üzerindeki olumsuz etkileri hakkındaki yeni kitabı Endişeli Nesil’i hatırlatıyor. Light Phone kiliselerden, okullardan ve okul sonrası programlardan toplu sipariş talepleri alıyor. Şirket, Eylül 2022'de Massachusetts’teki özel bir okulla, kurumun personeline ve öğrencilerine Light Phone sağlamak üzere bir ortaklık başlattı, akıllı telefonlar artık kampüste yasak. Okula göre, bu deney hem öğrencilerin sınıfiçi üretkenliği hem de kampüsteki sosyal yaşam üzerinde olumlu bir etki yarattı.

Tang ve Hollier’i de şaşırtacak biçimde, Light Phone'a geçiş yapanlardan bazıları Z kuşağı mensupları. Hatta bazıları iPhone’dan daha genç. Dijital teknoloji hayatlarının kaçınılmaz bir parçası olsa da, olumsuz etkileriyle yüzleşmek için geçmiş nesillere kıyasla daha donanımlı veya daha iyi motive olmuş durumdalar. Apple, kısa süre önce üçüncü taraf geliştiricilerin iPhone'un ekran süresi işlevine erişen yazılımlar yazmasına izin verdi, yani bazı yeni programlar artık kullanıcıların uygulamaları engelleyerek ekran sürelerini sınırlamalarına yardımcı olabilir. Yirmili yaşlarının başındaki iki mühendis T. J. Driver ve Zach Nasgowitz, bu değişimden yararlanarak aşırı telefon kullanımıyla mücadele etmek için “Brick” adında bir iPhone aksesuarı yarattılar. Eylül 2023'te piyasaya sürülen Brick, akıllı telefonunuzda hangi özellikleri engellemek istediğinizi seçmenize olanak tanıyan ilgili bir uygulamaya sahip, mıknatıslı plastik bir küp. Ona dokunmak blokajı etkinleştiriyor ya da kaldırıyor. Driver ve Nasgowitz, aksesuarları üretmek için üç boyutlu yazıcıyla işe başladılar, artık on beş makine birden 24 saat çalışıyor ve günde birkaç yüz ürün sevk ediyorlar.

Herkes için tek bir akılsız telefon çözümü yok, her dijital bağımlı kendi tarzında bağımlı. Dumbwireless’dan Stults, Brick'e benzer çalışan Unpluq adında uygulama kullanıyor. Akıllı telefonundan belirli uygulamaları engellerken, mağazasının müşteri hizmetleri kanallarını açık tutabiliyor. Krigbaum son iki yıldır tutkulu bir Light Phone kullanıcısı. Akıllı telefonunu özlemediğini, ama yeni cihazının nasıl iletişimde kalacağını soran gençlerle tanıştığında kimi tuhaf durumlara yol açabildiğini söylüyor. Tabii ki sosyal medyayı kastediyorlar, akılsız telefon kullanmayan Z kuşağının büyük kısmı için mesajlaşmak ya da Allah korusun aramak için numara alışverişi yapmak fazla arkaik görünüyor.

iPhone’umdan kurtulmak istediğimde, SIM kartını çıkarıyorum (ne yazık ki bazı yeni iPhone’larda bu mümkün değil), kırmızı Nokia 2780 kapaklı telefona takıyorum (beni anında kapaklı telefonların son teknoloji olduğu lise günlerime götürüyor). Şaşırtıcı derecede kolay değiştirme işleminden sonra bu basit cihazı köpeğimle yaptığım günlük yürüyüşlerimde yanıma alıyorum. Elimde akıllı telefonum olsaydı, köpeğim işine bakarken ya da ağaç gövdelerini koklarken ben Instagram'ı yeniliyor veya e-postalarımı kontrol ediyor olurdum. Nokia sayesinde kendimi bu tür anlamsız dijital uyaranlardan uzak tuttum ama gerektiğinde mesajlara veya aramalara cevap verebiliyorum (Evden telefonsuz çıkamayacak kadar Y kuşağıyım). Kendimi çevreme daha çok bakarken buluyorum ki bu özellikle bahar aylarında çok keyifli oluyor, gezilerden döndüğümde rahatlamış oluyorum. SIM kartı iPhone’uma geri taktığımda, cihaz bir an için absürt görünüyor: nereye gidersem gideyim beni takip eden, sonsuz eğlence ve malumatla dolu devasa bir ekran. Sonra neleri kaçırdığımı görmek için her zamanki uygulamaları (e-posta, Instagram, Slack) arka arkaya açıyorum.


*Bu yazı, Cüneyt Bender tarafından Kyle Chayka'nın The New Yorker'da yayımlanan makalesinden kısaltılarak çevrilmiştir.

Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi geleceği ziyadesiyle belirsiz bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitirmiş medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini göstermek istiyoruz.

Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.