Yiğit Özdemir

"Le Déjeuner sur l'herbe d'après Manet" (Pablo Picasso, 1960)

Açık yapıt ve kurucu mekân olarak ütopya

Bir açık yapıt söz konusu olduğunda, eserle ilgili iki şeyden bahsedilebilir herhalde: Esere eklenebilecekler ve eserden çoktan çıkarılanlar. Bu anlamda, açık yapıtı tanımlarken daha en başında imkânsızlıklara değinebiliriz. Katı bir tanım, çokça övülen açıklığı daha en başından imkânsız kılacaktır. Tanım, esere serbesti tanımalıdır. Açık Yapıt Aristo, eser bütünlüğünde her parçanın
Yiğit Özdemir
Piazza d'Italia, Giorgio De Chirico

Nesneler rüya gördüğünde: Giorgio De Chirico

Bu günlerin sonunu gecelerin sonuna bağlayan gezintiler boyunca, hiç yorulmamacasına burada olan kimi genişlikleri, yalnızca ruhumuza konmuş olan kimi sınır varsayımlarından ötürü ölçebiliriz; bu günlerin sonunun gecelerin karartısına mecbur olduğu, bizi tüneller boyu bir yıkıntıdan diğerine sürükleyen sefil ve yanlış adımlar atılan geziler boyunca, körlükle birlikte gemi yıkıntılarına dönüşmüş hayatın
Yiğit Özdemir
"Deux fois du noir" (Yves Tanguy, 1941)

Yves Tanguy'nin nesnelerindeki mekânsal başkalık

Fransız sürrealist ressam Yves Tanguy, 20. yüzyılın ilk yarısıyla ilgili birçok belirsizliği bize resimlerinden fısıldıyor. Savaşlar ve devrimler dolayısıyla belirsizleşen hayatın içinden çekip çıkardığı nesneler aslında belirsizleşmenin duyumsanabilir bir imi olarak da resmedilmiş olabilirler mi? İlk bakışta çelişkili gelebilecek "belirsizliğin duyumsanması" tümcesi üzerine düşünmeden önce, yüzyılın mesleki çelişkilerinin
Yiğit Özdemir