Biz bu ülkenin dublörüyüz

Biz bu ülkenin dublörüyüz
ahmet-emin-yavuk-bw

Bu ülkede bazı insanlar hayatı yaşar, bazıları da hayatın  ağırlığını taşır. Bazıları sahnede alkış alır, bazıları arkada dekoru sürükler durur. Bazıları ışıkta parlar, bazıları karanlıkta çalışır. Biz, o karanlıkta çalışanlarız. Biz bu ülkenin dublörüyüz. Görünmeyiz, tanınmayız, ismimiz jenerikte geçmez. Ama sahne çökerse ilk biz eziliriz. Kamera durursa ilk biz işsiz kalırız. Sette bir şey ters giderse ilk bizim canımız yanar. Sonra biri çıkar, o yangının içinde yıldız gibi parlar. Biz de görünmeyen yangının küllerini temizleriz.

Ahmet Emin Yavuk’un adını ilk kez geçen ay duyduk. Gözleri Karadeniz dizisinde karavancıydı. Dizi çekiliyordu, sahneler planlanıyordu, hikayeler yazılıyordu. Ama Ahmet Emin Yavuk kadrajda hiç görünmeyen bir hayatı yaşıyordu. Oyuncular sete geldiğinde karavanı hazırlar, gün bitene kadar orada beklerdi. Işıklar ona dönmezdi, kamera onu sevmezdi. Ama o olmadan da o sahne kurulmazdı.

Sonra bir gece, bir otel odasında darbedildi. Öyle basit bir kavga değil bu. Öyle “kişisel mesele” de değildi. Bu, sistemin ürettiği bir şiddetti. Örgütsüzlüğün, güvencesizliğin, yalnızlığın sonucuydu. Bu, “set arkası” dedikleri o geniş, karanlık dünyanın içindeki görünmez ölümlerden yalnızca biriydi. Ahmet Emin Yavuk’un ölümü artık bizim sorumluluğumuz.

Biz bu ülkenin dublörüyüz. Üstelik yalnızca sahne sanatlarında değil. Okulda öğretmenin yerini tutarız, ama maaşını alamayız. Hastanede doktorun iş yükünü çekeriz, ama onun gördüğü itibarı göremeyiz. Fabrikada makine gibi çalışırız, ama ürettiğimizi satın alamayız. Haberi biz taşırız, yazıyı biz yazarız, ama ekran başkasını gösterir. Kargo taşırız, oy kullanırız, çocuk büyütürüz, dükkan açarız, iş kurarız… Yani bu hayatı biz döndürürüz. Ama bu düzenin çarkları hep bizi ezer.

[mailerlite_form form_id=11]

2026’ya girdik. Evet. Yeni bir yıl. Ama bizim için yeni nesi var? Yeni bir iş güvencemiz mi oldu? Hayır. Yeni bir sendika hakkı mı kazandık? Hayır. Yeni bir sözleşme, yeni bir hak, yeni bir düzenleme mi var bizim için? Hayır. Yeni ölümler, yeni baskılar, yeni yasaklar var. Yeni yıl bize değil, başkalarına kutlu.

Bu yıl da konserler yasaklanacak belki, bu yıl da işçiler grev kırıcılarıyla baş başa kalacak. Bu yıl da gençler susturulacak. Bu yıl da diziler sansürlenecek, tiyatrolar kapatılacak, kitaplar yasaklanacak. Bu yıl da dublörler ölecek. İsmi duyulmayanlar, hikayesi anlatılmayanlar, yokmuş gibi davranılanlar… İşte bu yüzden, artık dublör olmayalım. Sahnenin sahibiyiz, çünkü o sahneyi biz kurduk. Işık bizim alnımıza da vurmalı. Kamera bizi de çekmeli. Jenerikte bizim de adımız geçmeli. Bir şey daha: Biz artık birbirimize ses olmalıyız.

Ahmet Emin’in hikayesi, yalnızca Ahmet Emin’in değil. Bu, hepimizin hikayesi olabilir. Bu yazıyı onun için yazıyoruz ama biliyoruz: Bu kahrolası düzende her an sıradaki olabiliriz. Bu yüzden artık her ölüm sessizce unutulmasın. Her ölümün adı konulsun. Her adaletsizlik biraz daha yankı bulsun. Hiçbir haykırış cevapsız kalmasın.

Sadece oyuncular, yönetmenler, yapımcılar değil. Karavancılar, ışıkçılar, şoförler, sanat yönetmenleri, çaycılar, prodüksiyoncular, kostümcüler, ses teknisyenleri… Hepimiz bir setin parçasıyız. Hepimiz bu ülkenin yükünü taşıyoruz. Artık birbirimizin dublörü değil, birbirimizin yoldaşı olmalıyız. Yeni bir söz verelim birbirimize: Bu düzenin görünmeyen ölüleri olmayacağız. Bu hayat bizim, sahne bizim, söz bizim. Bundan sonrası bizde.

Desteğiniz bizim için önemli. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğine inanıyor, eleştirel düşünceyi müşterek bir toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için fazlasıyla değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.