Çocukluğumuzu neden unuturuz?
Hatırlayabildiğim en eski hatıralar daha ziyade nostaljik görüntülere benziyor. Mesela büyüdüğüm evin güneş alan mutfağı ve oturma odası. Veya parmağımı yaktığım mum. Veya oyun vaktinde beni oyalayan plastik oyuncak seti. Çoğumuz hayatımızın ilk yıllarını böyle birbirine benzemeyen, hayal meyal hatıralarla hatırlarız.
Ne var ki, henüz 18 aylıkken yaptığı bir araba yolculuğunu tüm ayrıntılarıyla hatırladığına yemin eden bir arkadaşımla yaptığım sohbet, çocukluğa ilişkin hafıza kaybının evrensel bir deneyim olup olmadığını düşünmeme neden oldu. Dünya hakkında bilgi edinmekte bu kadar becerikli olan körpe beyinlerimiz, gelişimin bu en esaslı döneminde edindiğimiz hatıraları neden saklayamıyor?
Bebeklik amnezisi mi, yoksa çocukluk amnezisi mi?
Max Planck İnsan Gelişimi Enstitüsü Yaşamboyu Psikoloji Bölümü'nde doktora sonrası araştırmalar yürüten Sarah Power, kemirgenler ve insanların erken dönem hatıraları üzerine çalışıyor. Araştırmacıların daha önceleri “çocukluk amnezisi” ve “bebeklik amnezisi” terimlerini birbirinin yerine kullandığını söylüyor. Power, bu terimleri birbirinden ayırmayı tercih ediyor. Çocukluk amnezisi üç ile altı yaş arasında edindiğimiz bulanık hatıraları ifade ederken; bebeklik amnezisi üç yaşından önceki hatıralarımızı tanımlıyor, bu hatıraların da erişilemez olduğu düşünülüyor.
Power daha önce yavru kemirgenler üzerinde çalışmış, bu genç hayvanların hatıraları kaydedebildiğini ancak yetişkinlikte bilinçli haldeyken bu hatıralara erişemediklerini keşfetmiş. Başka araştırmalar da farelerde belirli beyin reseptör proteinlerinin seviyelerinin değiştirilmesinin, hayvanların bu hatıralara erişmelerine ve karşılığında davranışlarını değiştirmelerine olanak tanıdığını gösteriyor.
Sahte hatıralar
Kemirgenlerin aksine insanlara çocukluklarını hatırlayıp hatırlamadıklarını sorabilirsiniz. Yine de insanlara dair çalışmalar kendi sorunlarını da beraberinde getirir. Power, çocukluk hatıralarını hatırlayamamızın nedenlerinden birinin başkalarının hatıralarını bizimmiş gibi kabul etmemiz olduğunu söylüyor. “İkinci doğum gününüzün fotoğrafına çokça bakarsanız veya aileniz o güne dair başka bir olaydan bahsedip durursa, kendinize sahte hatıralar oluşturabilir ve bunları her hatırladığınızda o hatıraları güçlendirmiş olursunuz” diyor.
Power, kimi insanların üç yaşından önceki hatıraları hatırlayabileceğini ancak bunu bilimsel açıdan kanıtlamanın özel ve karmaşık bir deney tasarımı gerektirdiğini söylüyor. Çocukların ilk hatıralarını nasıl oluşturduklarını ve sakladıklarını incelemek üzere laboratuvarında duvarlara yansıtılan görüntülerle bir sualtı dünyasına veya sık bir ormana dönüştürülebilen bir oyun odası kuran Power, bu odadaki dört kutudan birine bir oyuncak saklıyor.
Duvarlara yansıtılan görüntülere bağlı olarak çocuklar oyuncağı her seferinde farklı bir kutuda buluyor. Power'ın tasarladığı deney, laboratuvara dönen çocuğun ilk ziyaretinde oyuncağın hangi kutuda olduğunu hatırlayıp hatırlamadığını değerlendiriyor. Power, oyuncak da dahil olmak üzere laboratuvardaki her unsuru bu araştırma için özel olarak tasarladı. “Görevin herhangi bir kısmının akılda tutulabildiğini görürsek bunun dışarıdan gelmediğinden emin olmak istiyoruz,” diyor. Örneğin, laboratuvardaki senaryolardan biri çocuk parkı olsaydı, araştırmaya katılan çocuklar laboratuvar ziyaretlerinden önce veya sonra gerçek bir parka gittiklerinde hatıralarını karıştırabilirlerdi.
[mailerlite_form form_id=10]
Power, 18-24 aylık 360 çocuktan oluşan büyük bir deney grubu oluşturmayı hedefliyor. Gruplara ayrılacak katılımcılar, farklı zaman aralıklarında laboratuvarı ziyaret edecek. Bu, araştırma ekibinin çocukların hangi yaşta uzun süreli hafızaya sahip olmaya başladığını ve bu hatıraların kalıcılığını keşfetmesini sağlayacak. Power'ın araştırması, belirli bir doğum günü partisi veya tatil gibi deneyimleri belleklerinde kodlayan çocukların epizodik hafızasını değerlendirecek. Bebeklik amnezisi yalnızca epizodik hafızayı etkiler. Aksi takdirde, yürümeyi veya konuşmayı nasıl öğrendiğimizi hatırlayamazdık.
Daha büyük çocuklarla yapılan araştırmalar, hatıraların çocukluk amnezisi döneminde olgunlaştığını gösteriyor. Bir araştırmada, üç ile dokuz yaş arasındaki çocuklar yer aldı. Bütün grup, ebeveynleriyle üç yaşındayken başlarına gelen benzersiz olayları konuştu. Gruplar daha sonra alt gruplara ayrıldı, bulundukları alt gruba göre ebeveynlerden de 2-6 yıl içinde bu olayları yeniden gündeme getirmeleri istendi.
Araştırma, beş, altı ve yedi yaşındaki çocukların olayların yaklaşık yüzde 60'ını hatırladığını, sekiz ve dokuz yaşındaki çocukların da yalnızca yüzde 40'ını hatırladığını gösterdi. Bu, çocukluğun ilk yıllarında hafızanın halen kırılgan olduğunu gösteriyor. Daha da ilginci, ebeveynlerin çocuklarıyla olayları konuşma biçimi çocukların yıllar sonra bu olayları ne kadar iyi hatırlayacaklarını belirleyecekti. Ebeveynlerinden ayrıntılar eklemelerini isteyerek, hikayenin “dünyasını” oluştururken destek alarak konuşmayı yönlendiren çocuklar deneyin sonunda daha fazla ayrıntıyı hatırladı.
Neden hatırlayamıyoruz?
Power’a göre asıl soru şu: Beynimiz neden en eski hatıralarımızı unutacak şekilde evrimleşti? Power, bazı kemirgen türlerinin bebeklik amnezisi yaşamadığını belirtiyor. İnsanların aksine mesela funda sıçanlarının hayatın zorluklarıyla başa çıkmaya hazır halde dünyaya geldikleri düşünülüyor.
Power'ın araştırmasında genç katılımcıların beyinleri kafa derisi üzerinden geçen elektrik sinyallerini ölçen elektroensefalografi adındaki bir kayıt tekniğiyle değerlendirilecek. Çocukların beyin sinyallerini kaydeden bir başka yeni çalışmada da beyin aktivitesini dolaylı olarak ölçen fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) adlı bir teknik kullanıldı. Bu araştırmada üç yaşından küçük çocuklar incelendi. Araştırma, hatırladıklarını açıklayamayacak kadar küçük olsalar bile çocukların hatıra edinebileceklerini gösterdi. Bu da, ilerleyen yaşlarda ilk hatıraların geri getirilemez hale gelmesinin asıl mesele olduğunu düşündürüyor.
Power, bir teoriden hareketle, insanlar bakım almaktan bağımsız olmaya geçmeye mecbur oldukları için bebeklik amnezisinin insanları yetişkinliğe hazırlayan bir tür “sıfırlama” işlevi gördüğünü söylüyor. Power'ın araştırması bu yılın sonunda tamamlanacak, amnezinin neden oluştuğunu bütünüyle cevaplayamayabilir ama bulanık çocukluk çağımızın sınırlarını belirlemeye bir adım daha yaklaşmamızı sağlamasını umuyoruz.
*Bu yazı, Cüneyt Bender tarafından RJ Mackenzie’nin Popular Science’ta yayımlanan makalesinden çevrilmiştir.
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Ülkemizde herkesin malumu olan zorlu koşullarda, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini gitgide yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini kanıtlamak ve eleştirel düşünme alışkanlığını müşterek bir değere dönüştürmek istiyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Comments ()