Değeri henüz anlaşılmamış bir güç: Sorumlu tüketim

Değeri henüz anlaşılmamış bir güç: Sorumlu tüketim
sorumlu-tuketim-takk

Siyasi kurumların işlevini gitgide yitirdiği, toplumsal güvenin iyiden iyiye zayıfladığı, büyük şirketlerin yaşadığımız dünyaya etkisinin kontrol edilemez biçimde arttığı bir çağda yaşıyoruz. Değişimin sinir bozucu düzeyde yavaş olduğu ve toplumsal itiraz olanaklarının neredeyse bütünüyle askıya alındığı mevcut koşullarda bireysel tüketici tercihlerinin de sosyal, çevresel ve ekonomik değişim için hatırı sayılır bir güce dönüştüğü herhalde pek yadsınamaz. Ya da şimdilik başka çaremizin kalmadığı...

“Ekonomi büyümezse hepimizi batarız,” söylentisini yıllardır duyuyoruz. Oysa küresel ekonominin en büyük sorunu büyüyememesi değil müşterek kaynaklarımızın adaletten fazlasıyla uzak bir şekilde dağıtılması. Dünyanın kaynaklarını hakkımızdan fazlaca kullandık. Evet, içinde yaşadığımız bu koşulların yükü iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki büyük şirketlerin sırtında olmalı ama dünya genelinde tüketim hızımızı radikal düzeyde yavaşlatmamız gerektiği de ortada. Gündelik hayatımızda sürekli karşımıza çıkan pazarlama mesajlarının pasif alıcıları olmak zorunda değiliz.

Sorumlu tüketim, yeni dünya düzeni gereği orada burada sıkça duysak da, henüz değeri yeterince anlaşılmamış bir güç. Farkında olmayabilirsiniz, ama bu yeni “tüketici aktivizmi” çağında bir kasa kuyruğundayken veya sanal alışveriş sepetinizi onaylarken oy kabininde olduğunuzdan daha fazla etkiye sahip olabilirsiniz. ABD’li yazar ve sürdürülebilir gıda savunucusu Anna Lappé, “Her para harcadığınızda nasıl bir dünya istediğinize dair oy kullanmış oluyorsunuz,” diyor. Boykot hareketleri etkili olduğunda şirketleri nasıl sorumluluk almaya zorluyorsa, etik bir işletmeden yaptığınız her alışverişte daha iyi bir dünya için siz de küçük bir katkıda bulunuyorsunuz.

Sorumlu tüketimin uzun bir yolculuk olduğunu kabul edersek, bu yolculuğun ilk adımı neyi tüketeceğimize ilişkin kararın yalnızca bize ait olduğuna emin olmak. Hepimiz her gün istemesek de tüketmekle ilgili onlarca uyarana maruz kalıyoruz, kitle iletişim araçlarıyla yaygınlaştırılan tüketim kültürü bize yalnızca bunu dayatıyor. Her alışverişten önce biraz durup düşünmek ise fazlasıyla kıymetli, üstelik sandığımızdan daha etkili bir adım olabilir.

Küçük veya büyük fark etmez, yaptığımız her seçim önemlidir. Her alışverişinizde yalnızca bir ürün almakla kalmaz, ürünün arkasındaki şirketi de desteklersiniz. Üstelik artık alışveriş yaparken kimi desteklediğimizi anlamak için her zamankinden daha fazla araca sahibiz. Sorumlu tüketim “bilinçli” alışveriş yapmakla değil, paranızı nereye harcadığınızın piyasaları değiştirebileceğini, sektörleri yeniden şekillendirebileceğini ve hesap verebilirliği artırabileceğini fark etmekle ilgili. Adil ticaret sertifikalarının veya çevre dostu ambalajların yükselişi, hükümetlerin şirketleri daha iyisini yapmaya zorlaması nedeniyle gerçekleşmedi.

Tüketici olarak paranızı kime, nerede ve nasıl harcayacağınızı seçmek, piyasaları yeniden şekillendirebildiği gibi şirketleri de adil ticarete ve sürdürülebilirliğe teşvik edebilir. Adil ticaret, çevresel sürdürülebilirlik veya işçi hakları gibi değerleri benimseyen şirketleri tutarlı bir şekilde tercih ettiğinizde (benimesemeyenleri de tercih etmediğinizde) piyasaya bir sinyal gönderirsiniz. Bu sinyal de yasaların işe yaramadığı veya yetersiz kaldığı koşullarda bir hashtag’den veya dilekçeden pekâlâ daha etkili olabilir, şirketlerin kârlılığını tehdit edebilir.

İnsanlar artık markalardan sadece iyi ürün üretmelerini değil, etliye sütlüye karışmalarını ve toplumsal meselelerde nerede durduklarını açıklamalarını da bekliyor. TAKK ise bu alanda öncülüğü üstleniyor, yeterince düşünülmemiş alışveriş kararlarına karşı çıkıyor, hayatınızdaki seçenek karmaşasını filtrelemenize yardımcı olmaya çalışıyor. Bir başka deyişle, geleneksel endüstri normlarına meydan okuyarak kişisel bakım endüstrisinde bir paradigma değişimi vaat ediyor. Sivil bir güç olarak sorumlu tüketimin zengin dünyasını sizinle birlikte keşfe çıkıyor.

“TAKK Circle” ise sorumlu tüketim başta olmak üzere TAKK’ın benimsediği değerler ve önemsediği meseleler üzerine birlikte düşünmek, birlikte çözüm üretmek, en önemlisi de yapacağımız küçük tercihlerle daha köklü bir dönüşüme aracı olmak için kurulmuş bir topluluk. Topluluğun ilk etkinliği olan “Sorumlu Tüketim ve Boykot | Ne Yapmalı?” başlıklı panel 21 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleştirildi. Yeni etkinlikler ve buluşmalar yakında.