Direnişin sofrasında biz varız

Direnişin sofrasında biz varız
migros-depo-iscileri

Migros depo işçileri insanca bir yaşam, kadrolu çalışma ve gasp edilen hakları için sendikalarının öncülüğünde patronlarının kapısına dayandılar. Yağmurun altında polis ablukasına alındılar, yerde sürüklendiler, patronlarının villasının önünde ters kelepçeyle gözaltına alındılar. Onlar ki bu ülkenin marketlerin raflarını kuran ve dolduran, sabahtan akşama iki ayak üstünde çalışan işçilerdi. Yani bizzat hayatın kendisi.

İşçilerin gözaltına alınışını gördük, hepimiz izledik. Sloganlara eşlik eden eller, yere bastırılan eller oldu. Dayanışma bekleyenler, sürüklenenler oldu. Hakkını arayanlar, düşman ilan edildi. Üstelik hedef yalnızca işçiler değil, dayanışmanın kendisiydi. İzleyiciler, tiyatrocular, müzisyenler, kültür-sanat emekçileri, kısacası bu ülkenin vicdanı olan herkes depo işçilerinin yanında saf tutunca onlar da hedef haline geldi.

Migros’un raflarındaki her ürün, Anadolu Grubu’nun salonlarındaki her etkinlik işçilerin emeğiyle mümkün oldu. İşçiler olmadan ne karnımız doyar, ne raflar dolar, ne perdeler açılır, ne de ışıklar yanar. Depo işçileri ekonomik ve sosyal güvencesizliğe, baskıya ve hak ihlallerine karşı büyük bir mücadele veriyorlar. Bu direniş yalnızca depo işçilerinin meselesi değil. Bu yüzden hayatı ve sanatı birbirinden ayırmıyoruz. Direnişin sesi sanatın sahnesidir. Bilsinler ki biz yalnızca sahneye çıkan değil sahneden inince direniş alanına koşanlarız.

Hak arayan binlerce işçinin dayanışma çağrısını duyduk. Kültür-sanat alanında görünürlük kazandık ama emekçilerin de sesi olmaya mecburuz. İşçilerin gözaltına alınmalarını kabul etmiyoruz. Bugün işçinin hakkını savunmak, yarın sanatçının özgürlüğünü savunmaktır. İşçilerin itirazına ortak olmak, sahnenin arkasındaki sessizliği parçalamaktır. Buradan tekrar ediyoruz, patronların değil depo işçilerinin yanındayız. Direnişin sofrasında biz de varız.

Depo işçilerinin taleplerinin acilen karşılanmasını ve sendikalaşma haklarının tanınmasını talep ediyoruz. Bu rezil düzenin kasası dolmadan vicdanı çalışmıyor. İşçilerin mücadelesi yalnızca Migros’ta değil, Anadolu’nun dört bir yanında her fabrikada, her sahnede sürüyor. Artık susmayacağız. Kültür-sanat emekçileri olarak işçilerin onurlu direnişini selamlıyoruz. Ve söz veriyoruz: Birlikte oynayacağız, birlikte kazanacağız.

Desteğiniz bizim için önemli. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğine inanıyor, eleştirel düşünceyi müşterek bir toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için fazlasıyla değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.