Dost edinerek isyan edebilir miyiz?
Geoffroy de Lagasnerie, günümüz toplumunda ilişkiler veya aile yerine dostluklara odaklanmanın radikal bir eylem olduğunu söylüyor. Aile ya da romantik ilişkiler yerine yakın dostluklar etrafında bir yaşam kurmak, hem neşeli hem de ihtiyacımız olan isyan eylemidir; hükümetler de toplumun örgütlenme biçimini kökten değiştirmek üzere “dostluk bakanlıkları” kurmalıdır. Fransız filozof bunu savunuyor.
Geoffroy de Lagasnerie, Mart 2023’te yayımlanan Dışarıya Özlem (Une Aspiration au Dehors) başlıklı dostluk manifestosunda iki yazar Didier Eribon ve Édouard Louis ile kurduğu yakın dostluğu ayrıntılarıyla anlatıyor. Üç dost her akşam birlikte yemek yiyor, gün içinde birçok kez konuşuyor, her gün birbirlerine “günaydın” ve “iyi geceler” diliyorlar. Ayrıca dostluk anlarına öncelik verebilmek için takvimlerini birbiriyle uyumlu hale getiriyorlar, yani uzun muhabbetler için bir araya gelmeyi yaşamlarının merkezine yerleştiriyorlar. Lagasnerie bu dostluğu şöyle tanımlıyor: “Hiç sona ermeyen uzun bir sohbet.”
İyi dostluklara yatırım yapmanızı sağlayacak radikal bir yol haritası olarak sunulan bu kitapta, De Lagasnerie toplumun aile yapısına ve romantik ilişkilere öncelik verilmesi yönündeki “otoriter” ısrarını sorguluyor. Kitapta, üç arkadaşın doğum günlerini ve Noel arifesi dahil olmak üzere özel günlerini her zaman birlikte geçirdiklerini anlatıyor. “Başka insanlara Noel fotoğraflarımızı gönderdiğimizde ya da sosyal medyada paylaştığımızda, arkadaşlarıyla bayramı birlikte geçirme şansına imrendiğini söyleyen sayısız mesaj alıyoruz... Bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Bir yaşam biçimi olarak dostluk buna özlem duyanlar için bile neden bu kadar ulaşılamaz görünüyor?
[mailerlite_form form_id=10]
Lagasnerie, saf dostluğun —komşularla veya iş arkadaşlarıyla kurulan gündelik ilişkilerin ötesinde— sürekli beslenmesi ve emek verilmesi gereken bir bağ olduğunu, ancak hükümetlerin bu konuda hiçbir model veya kurumsal destek sunmadığını söylüyor. İnsanların sevmedikleri kişilerle dostluklarını sürdürme eğiliminde olmadığını, buna karşın birçok kişinin duygular çoktan tükenmiş olsa bile mutsuz bir romantik ilişkiyi yıllarca sürdürdüğünü hatırlatıyor. Ona göre, hayatını aile ya da romantik ilişki yerine dostluk etrafında kurma fikri, ister eşcinsel ister heteroseksüel olsun, birçok insana çekici geliyor.
Eşcinsel olan ve çocuk sahibi olmamayı seçen De Lagasnerie, France Inter radyosuna verdiği röportajda şöyle diyor: “Bu kitap, hayatın toplumsal olarak nasıl düzenlendiğine dair bir tür hüzün ve melankoliden doğdu... Hayatın belirli döngüler içinde ilerlememesi gerektiği fikrinden yola çıktı: gençlik, eğitim, bir ilişki kurmak, birlikte yaşamak, aynı yatakta uyumak, çocuk sahibi olmak... Bunlar kurumsal roller ancak birçok insan bu yaşam biçimiyle uyuşmuyor ve başka arzular taşıyor. Benim amacım, bunun yerine dostluk etrafında örgütlenmiş bir yaşamın hikayesini yazmaktı... Dostluğu, toplumumuzda hüküm süren kurumsal normlara karşı bir karşı-kültür alanına dönüştürmekti.”
Lagasnerie’ye göre, dostluğun toplum ve hükümetler tarafından daha fazla önceliklendirildiği bir dünya, aynı zamanda onun “sabah erken kalkma kültürünün dehşeti ve zorbalığı” olarak adlandırdığı şeyi de sona erdirecektir. Yazar “arkadaşlarımla gece üçe kadar dışarıdaydım, bu yüzden erken kalkamıyorum,” ifadesinin “çocukları almak için erken çıkmam gerekiyor,” demek kadar meşru bir gerekçe olarak kabul edilmesi gerektiğini söylüyor. Sanat dergisi Les Inrocks ise bu kitabın yalnız okurlarda, eski dostlarına ulaşma ve onlarla yeniden bağlantı kurma arzusu uyandırdığını yazıyor.
*Bu yazı, Berna Çelikkaya tarafından Angelique Chrisafis’in The Guardian’da yayımlanan makalesinden çevrilmiştir.
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğine inanıyor, eleştirel düşünceyi müşterek bir toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için fazlasıyla değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.
Comments ()