Gülümseyin, kadrajda siz varsınız
Aynı isimler, parıldayan projeler, birinin çektiğini ötekinin sergilediği, yeniden üretilerek oluşturulan "cool" insanlar. Moda, fotoğraf, plastik sanatlardan herhangi bir alana girdiğinizde sizi karşılayan bu güruh elbette yeni var olmadı. Her dönemde kendini yeniden üretmeyi bilen bu anlayışın bizim hayatımızdaki karşılığı ise uzun süredir stabildi.
Ama artık o stabilite çatırdıyor. Çünkü yıllardır “network” adı altında dönen, sen, ben, bizim oğlan ilişkileriyle birbirini parlatan bu ekol ifşa ediliyor. Objektifin arkasında kendini “özgürlükçü” diye pazarlayanların, aslında kadının bedenini hem üretim hem de tahakküm nesnesi olarak kullandığı ifşa ediliyor. Kendilerini en çağdaş, en ilerici, en “cool” olarak gösterenlerin bile tacizin nerede başlayıp nerede bittiğini bilmediği, çoğu zaman da bilmek istemediği gün gibi ortaya çıkıyor.
Ve her seferinde aynı bahaneler: Bir haberde görüp sinirlendiklerinde “neden dur demedi?”, “zaten çıplak fotoğraf çektiriyordu, ne bekliyordu?” diyenler… Bir kez daha görüyoruz ki erkeğin kabul etmediği taciz, erkek için asla taciz olmuyor. Tacizin sınırlarını kendince çizen bu erkek aklı, kadının yaşadığı her şeyi “abartı” olarak etiketleyip duygusunu, öfkesini, acısını yok sayıyor.
[mailerlite_form form_id=10]
Bu sebeple şuradan başlamalıyız: taciz, bir kişinin rızası olmaksızın bedenine, sözüne ya da alanına yöneltilen müdahaledir. Bir sınır ihlalidir. Güç ilişkilerinin gölgesinde, "benim isteğim seninkinden üstün" diyen bir yaklaşımın tezahürüdür. Genç ya da yetişkin, alanda yeni ya da deneyimli olması fark etmiyor; bu insanlarla karşılaştığında tavırlarının "normal" olup olmadığını hislerinden bağımsız olarak sorguluyor. Çoğu zaman suçu kendinde arıyor ya da yanlış anladığını düşünüyor. Çünkü ona sürekli böyle söyleniyor. Israrlı buluşma davetleri, cinsel birliktelik reddedildiğinde itibarsızlaştırma ve küçük düşürücü söylemlerde bulunma, yeterince "açık fikirli" olmamakla suçlayarak manipüle etme... Hissini dinleyip rahatsızlık duyan mağdurun sesi bu tepkilerle cılız bir sese dönüşüveriyor.
Peki, bu cılız ses bir şekilde yükselip dev bir çığlığa dönüştüğünde ne oluyor? Kadın mağdurlar, yine kadın mağdurlardan destek buluyor, birbirlerinin sesine tutunuyor. Ama öte yandan, bu çevredeki eş, dost, yakınlar, bazen dostlarının iftiraya uğradıklarını düşünüyor; tacizi küçümsemeye, yok saymaya ya da “herhalde abartıyor” diyerek görünmez kılmaya çalışıyor. Dışarıdan bakınca belki mantıklı gelebilir, ama gerçekte bu, mağdurların deneyimini yalnızlaştırıyor, öfkeyi bastırıyor ve sessizliği besliyor.
Bir noktaya gelmiş birinden gelen taciz, sokaktan geçen birinininkinden çok farklıdır. Sistematikleşir, güç ilişkileriyle beslenir ve sınırları bilinçli olarak zorlar. Bu, yalnızca tek bir anlık şiddet değil sürekli bir kontrol, tahakküm ve korku mekanizmasıdır. Taciz artık kişisel bir olay olmaktan çıkar, bir güç oyununun parçası haline gelir ve karşı tarafın mevki, itibarı ya da yetkisi üzerinden kurulur. Bu yüzden mağdurun deneyimi de bir rastlantı ya da “yanlış anlama” meselesi olamaz, her adımında bir strateji ve hiyerarşi vardır.
Biz kimden gelirse gelsin, tacizi tekil bir olaya indirgememeliyiz. Dayanışmanın sesini yükseltmekten, birbirimizin sınırlarını savunmaktan da asla vazgeçmemeliyiz. Sessiz kalan her duruş, tacizin normalleşmesine zemin hazırlar. Birlikte yükselen bir ses sınırlarımızı ve haklarımızı görünür kılar. Öfkemiz, korkumuz ve itirazımız, sadece bireysel değil birbirimize olan toplumsal bir sorumluluğun da ifadesidir.
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Ülkemizde herkesin malumu olan zorlu koşullarda, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini gitgide yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini kanıtlamak ve eleştirel düşünme alışkanlığını müşterek bir değere dönüştürmek istiyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Comments ()