Kitabın eksik anlatısı: “Tasarımcının Notu”

Kitabın eksik anlatısı: “Tasarımcının Notu”
tasarimcinin-notu

Önceki yüzyılın son çeyreği, Türkiye’de siyasal, iktisadi ve toplumsal açıdan bir dizi kırılmanın cereyan ettiği yıllar oldu. Küresel ekonomiye eklemlenme sürecini açan 24 Ocak 1980 kararları ve onu izleyen 12 Eylül askeri darbesi, ülkemizdeki neoliberal dönüşümün zeminini yarattı. Bu dönüşümün kendini etkin biçimde gösterdiği alanlardan biri de kültürdü.

1980’lerde özel sektörün kültür alanına yönelmesi, medya ve reklamcılıktan yayıncılık ve güncel sanata birçok alanda açılımı beraberinde getirdi. Kültür hayatının pek çok yönden kesintiye uğradığı bu dönem, darbenin bertaraf ettiği düşünce ortamının yön verdiği ve günümüz kültür yayıncılığının temelini atan bir dinamizmin de miladı oldu.

1980’lerde nitelik ve nicelik bakımından bir yükseliş yaşayan yayıncılık; bankalar, holdingler ve özel şirketlerin prestij faaliyeti olarak yeni bir boyut kazandı. Kitap bir yandan mevcut siyasi atmosferde içeriği ve kapak resimleri nedeniyle sembolik bir suç unsuru olarak yasaklanırken, bir yandan da gelişen kültür endüstrisi ve rekabet ortamının sunduğu yeni anlayış ve biçimsel önermelerle bir kültürel meta olarak değer görmeye başladı. Bu durum kitaba ilişkin farklı görsel iletişim arayışlarını, dolayısıyla “grafik tasarım” ve “grafik tasarımcı” olgularını öne çıkardı.

Fotoğraf: Alâ Taleb (Salt).

1990’lar, önceki onyılda yaşanan bu gelişmelerin sonuçlarının kitap üzerinde belirgin biçimde izlendiği yıllardı. Grafik tasarımcının önem kazanması, kitaptaki konumunun yayın ve düşünce ortamlarında tartışılmasını beraberinde getirdi. Tasarım niteliği yüksek kitaplar özel kuruluşların yayınlarıyla sınırlı kalmadı, farklı ölçeklerde yayınevlerinin bu yöndeki talepleri tasarımcının yeni deneme ve önermelerine alan açtı. Bilgisayarın tasarım sürecine dahil oluşu, kitabın baskıya hazırlığındaki birçok uzmanlığı devreden çıkarırken tasarımcı ile matbaa arasındaki mesafeyi de kapattı.

Salt'ın Tasarımcının Notu isimli sergisi,  20. yüzyılın son çeyreğinde Türkiye’de grafik tasarım alanında yaşanan hızlı ve etkili değişimi kitap üzerinden ele alıyor. Kültür yayıncılığının yükselişe geçip grafik tasarımcının bir özne olarak öne çıktığı sürece bakan sergi, kitabın yaygın tasarım unsurunun kapak olduğu 1970’li yıllardan bütüncül bir tasarım nesnesine dönüştüğü 1990’lara kadar uzanıyor. Yayıncılık alanındaki dönüşümlerin izinde tasarımcının bir kitabın oluşumundaki karar süreçlerini, yayıncıdan matbaacıya farklı aktörlerle ilişkilerini ve kültür ortamındaki konumunu ortaya çıkarıyor. Bir tasarım nesnesi olarak kitabın ötesinde Türkiye'nin düşünce ve kültür ortamının ilgili dönemdeki evrimini de izliyor.

Salt Beyoğlu’nun üçüncü katından Forum’a uzanan sergi, tasarımcının, belirleyici bir aktörü olduğu “kitap"taki eksik anlatısını kurmayı amaçlıyor. Tasarımcının neredeyse anonimliğe varan sessizliğine görünürlük sağlıyor, okurun belki de bugüne kadar hiç görmediği bir alana ışık tutuyor. Ayrıca kitabın “basılı” ve “elektronik” olarak yeniden tanımlandığı 2000’lerin tasarım kültürüne zemin hazırlayan döneme kitaplar, arşiv belgeleri ve mülakatlar eşliğinde çok yönlü bir bakış sunuyor.

Eda Sezgin tarafından programlanan sergi, 2 Şubat 2025'e kadar Salt Beyoğlu’nda ücretsiz görülebilir.

Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi geleceği ziyadesiyle belirsiz bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitirmiş medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini göstermek istiyoruz.

Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.