Kumar alışkanlığı hepimizi kıyamete mi sürüklüyor?
Grönland’ın 57 bin sakini için gelecek fazlasıyla belirsiz. ABD’nin adayı satın alma veya ilhak etme planları, ABD ile (Grönland’ın özerk bir bölge olarak egemenliğini elinde tutan) Danimarka, Avrupa Birliği ve NATO arasında gerginliğe yol açtı. Bu gerginliğin neden olduğu ticaret savaşı her iki taraf için de mali kayıplara yol açabilir, gerçek bir savaş çıkması ihtimaline karşı ABD askerleri Grönland’a gönderildi. Peki, ABD’nin yıl sonuna kadar Grönland’ı ele geçirme ihtimali nedir? Bu yazının yazıldığı an itibarıyla yüzde 20. Kısmi bir devralma ihtimali ise biraz daha yüksek görünüyor.
Birkaç yıl önce Grönland krizi gibi jeopolitik bir meselede herhangi bir sonucun olasılığını sayılarla ifade etmek mümkün değildi. Oysa bugün gerçek dünyada yaşanan olaylar üzerine bahis oynamanıza imkan tanıyan çevrimiçi platformlar, yani “tahmin piyasaları” sayesinde sayılarla ifade etmek mümkün hale geldi. Bu platformlar son birkaç yılda gitgide popülerleşti, kumar alışkanlığı (ve kumar hastalığı) da özellikle gençler arasında yaygınlaştı.
Polymarket ve Kalshi gibi tahmin piyasalarına her hafta milyarlarca dolar akıyor, bazı kullanıcılar aklınıza gelebilecek neredeyse her şey üzerine bahis oynayarak yüzbinlerce dolar kazanıyor. Örnekler arasında Timothée Chalamet’nin Oscar’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanması, sürekli çevrimiçi görünen Elon Musk’ın bir haftada paylaştığı tweet’lerin sayısı, 2027’ye kadar uzaylıların varlığının doğrulanması veya Rihanna’nın yeni albümünün GTA VI oyunundan önce çıkıp çıkmayacağı sayılabilir.
Dahası, bu platformlar çok daha tartışmalı başlıklarda işlem yapılmasına da imkan tanıyor. Örneğin: “İran’a ilk saldıran kim olacak, ABD mi yoksa İsrail mi?” Polymarket’in “Ortadoğu piyasaları” hakkında yayımladığı bir feragatnamede, bu sitenin amacının önemli olaylar hakkında “kalabalığın bilgeliğinden yararlanarak isabetli ve tarafsız tahminler oluşturmak” olduğu belirtiliyor. Metinde “Bu beceri, böylesine zorlu zamanlarda son derece değerli” yazıyor: “Saldırılardan doğrudan etkilenen ve aklında onlarca soru beliren kişilerle yapılan görüşmelerin ardından tahmin piyasalarının onlara ihtiyaç duydukları yanıtları televizyon haberlerinin ve X’in veremeyeceği yollardan verebileceğini fark ettik.”
Bu amaca katılsanız da katılmasanız da (itiraf edelim ki 2026 yılında “kitlelerin bilgeliğine” inanmak zor), tahmin piyasaları son aylarda tartışmaların ve komplo teorilerinin odağına yerleşmiş durumda, bu piyasaların popülerliği arttıkça tartışmalar daha da önem kazanıyor.
[mailerlite_form form_id=10]
Tahmin piyasaları nasıl çalışıyor?
Bu platformların kullanıcıları, temelde evet-hayır sorularına oy verir gibi birbirlerine karşı bahis oynuyor ve sözde “kontratlar” satın alıyor (örneğin uzaylıların varlığının 2027’ye kadar doğrulanacağına inanan biri “evet” seçeneğini temsil eden kontratları satın alıyor). Bir olayın gerçekleşme olasılığına göre kontratların fiyatları dalgalanıyor, olay gerçekten olduğunda da ödemeler kontrat başına 1 dolar olarak sabitleniyor. Örneğin, uzaylıların varlığının doğrulanacağına dair “evet” kontratlarından tanesi 0,20 dolardan 100 adet alarak 20 dolar harcadıysanız, yıl bitmeden uzaylıların varlığı gerçekten doğrulanırsa (hadi rastgele) 100 dolarlık bir ödeme alıyorsunuz.
Geleneksel bahis şirketlerinden farklı olarak (orada kasaya karşı bahis yaparsınız ve oranlar şirket tarafından belirlenir) burada kontratlar finansal hisselere daha fazla benziyor, karşıt görüşteki kullanıcılar eşleştirilerek esasen birbirlerine karşı bahis oynamaları sağlanıyor. Platformlar da işlem ücretlerinden gelir elde ediyor.
Yasal “gri alanda” faaliyet gösteriyorlar
Aracı olarak faaliyet gösteren bahis şirketleri olmadan, Polymarket gibi bazı tahmin piyasaları kumar düzenlemelerini aşarak “yasal bir gri alanda” faaliyet gösterebildi. Bu nedenle Polymarket, 2022’den 2025’in sonuna kadar ABD’li kullanıcılar için erişilemezdi, ta ki Trump yönetimi platformun faaliyet göstermesini engelleyen düzenlemeleri gevşetene kadar. Bu durum pek de şaşırtıcı değil, zira Trump 2024 başkanlık seçimlerini kazanma olasılığına ilişkin Polymarket grafiklerini övünerek kullanmıştı. Donald Trump Jr.’ın da hem Polymarket hem de Kalshi ile danışman olarak bağlantıları bulunuyor. Hatta Donald Trump TruthSocial üzerinden Polymarket’e rakip olacak platformunu başlatmaya bile kalkıştı.
Daha çok spor bahisleri için kullanılan Kalshi ise ABD seçimleri üzerine bahis oynamanın yasallığı konusunda Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’na (CFTC) karşı sayısız “hukuki mücadele” verdi. 2024’te yüksek profilli bir davayı kazanarak ABD’de siyasetin oyunlaştırılmasının önünü açan bir emsal oluşturdu.
Etik belirsizlikler de cabası
Hukuki sorunlar bir kenara, genç kitlelere yönelik agresif pazarlama yapması ve Gazze’deki gıda güvensizliği gibi hayati konular üzerine bahis açması nedeniyle, Kalshi de eleştirilerin hedefi oldu. Yakın zamanda Polymarket ile yaptığı münhasır ortaklık nedeniyle Altın Küre Ödülleri de epeyce tepki çekti. Organizasyon tarafından “çığır açıcı” diye tanımlanan bu işbirliği, kumar oynamaya mesafeli izleyiciler tarafından “kıyamet alameti” olarak nitelendirildi.
Son haftalarda kumarbazlar da tahmin piyasalarıyla ilgili büyük sorunlar yaşadı. ABD askerleri yılın başında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırıp ülkeyi belirsiz bir süre boyunca “yöneteceklerini” vaat etmeden önce, kullanıcılar ABD’nin belirli bir tarihe kadar (mesela 31 Ocak 2026) Venezuela’yı işgal edeceğine dair milyonlarca dolarlık bahis oynamıştı. Ne var ki, Polymarket “işgal” teriminin yeterince anlaşılır olmadığı gerekçesiyle ödeme yapmayı reddetti. Öfkelenen kullanıcılar da bu kararı “keyfi ve absürt” buldu.
Şimdi komplo teorilerine geliyoruz
Nicolás Maduro’nun yasadışı şekilde kaçırılmasından kısa süre önce, anonim bir hesap Venezuela ile ilgili dört farklı kontrata toplamda 32.537 dolarlık bahis oynadı ve 436.000 doların üzerinde kazanç elde etti. Bu olay, platform dahilinde bilgi ticareti yapıldığına dair teorileri körükledi. Kısa süre sonra Demokrat Kongre Üyesi Ritchie Torres de “önemli ve kamuya açık olmayan bilgiye” sahip devlet çalışanlarının tahmin piyasalarında işlem yapmasını yasaklayacak bir yasa teklifiyle karşılık verdi.
Ne var ki, komplo iddialarının hedefinde yalnızca Venezuela’nın işgali yoktu. İran ve Filistin’deki askeri harekatlara ilişkin bahisler de İsrail istihbaratıyla olası bağlantılar konusunda şüphe uyandırdı. Bazı sosyal medya kullanıcıları tahmin piyasaları ile geleneksel askeri istihbarat yöntemleri arasındaki bağlantılara ve Peter Thiel gibi etkili sağcı figürlerin bu piyasalara destek vermesine dikkat çekti.
Savaş ve acı üzerinden içeriden bilgiyle kazanç sağlamak başlı başına yeterince kötü görünebilir ancak tahmin piyasaları sıkı denetime tabi tutulmazsa ortaya çıkabilecek yanlış teşvikler meselesi de var. Örneğin, bir siyasetçi ya da askeri yetkili, Ortadoğu’daki çatışmaları körükleyerek büyük kişisel kazanç elde edebilecek durumdaysa ne olur? Başkan adayları “mem hisseleri” gibi alınıp satıldığında ne olur? Hiç de iyi olmayacağını hepimiz biliyoruz.
*Bu yazı, Cüneyt Bender tarafından Thom Waite'in Dazed'de yayımlanan makalesinden çevrilmiştir.
Desteğiniz bizim için önemli. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğine inanıyor, eleştirel düşünceyi müşterek bir toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için fazlasıyla değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.
Comments ()