Oyuncular sessiz mi? Hayır, yalnız.
Bir süredir sosyal medyada çokça konuşulan “Oyuncular neden sessiz?” sorusu, içeriden biri olarak beni hem düşündürüyor hem de yaralıyor. Çünkü bu sessizlik duyarsızlıktan değil, daha çok yapısal bir yalnızlıktan kaynaklanıyor. Mesleğini sevgiyle, inatla sürdüren yüzlerce oyuncu güvencesizlik, korku, baskı, linç tehdidi ve sektörel örgütsüzlük sarmalında ya sesini çıkaramıyor ya da çıkardığında yalnız kalmaktan korkuyor. Bu yalnızlık hali sadece bireysel değil kolektif bir dağınıklığın sonucu.
Çoğumuz, daha ilk işimizde elimize tutuşturulan “kölelik sözleşmelerine” imza atıyoruz. Süresiz, dengesiz ve oyuncunun hiçbir hakkını korumayan bu sözleşmeler, sektörün neredeyse “doğal” kabul ettiği uygulamalar haline gelmiş durumda. Sözleşme bitene kadar değil işveren ya da menajer bizi bırakana kadar çalışıyoruz. Menajerlik sisteminin gücünü oyuncunun örgütsüzlüğünden aldığı bir ortamda, herhangi bir söz hakkı talep etmek bile “şımarıklık” ya da “profesyonellik dışı” bir tutum olarak damgalanıyor. Sendikalı olanlar bile baskı görüyor, yönlendirme değil yıldırmayla karşılaşıyor.
Kameraların ışığı ne kadar parlaksa, arka plandaki çalışma koşulları da o kadar karanlık. Günde 16 saati bulan setler, sosyal güvencesiz çalışma, mobbing ve yıpratıcı bir rekabet ortamı içinde var olmaya çalışıyoruz. Herkesin yerini dolduracak birinin hep var olduğu düşüncesiyle, her an işsiz kalma korkusuyla ve linç edilmeye neden olacak bir sözün ağırlığıyla yaşıyoruz. Bu düzenin sürmesini sağlayan şey, işte bu örgütsüzlük.
Cem Yiğit Üzümoğlu’nun hedef alınması tesadüf değil. Cem Yiğit Üzümoğlu boykot çağrısı yaptığı için değil, örgütlenmeye cesaret ettiği için hedef seçildi. Oyuncular Sendikası’nın yönetim kurulu üyesi olması ve Türkiye İşçi Partisi’nde örgütlü olması bu baskının ana nedeni. Çünkü görünür bir oyuncunun örgütlenmesi, iktidar için tehlikeli. Çünkü örgütlülük bulaşıcıdır. Çünkü biri yürüdüğünde, ardından başkaları da yürüyebilir. Bu yüzden önce hedef gösteriliyor, ardından susturulmak isteniyor.
Bu süreçte bazı çevrelerin oyuncuları topyekûn hedef alması, bu mesleği yapan herkesin duyarlılık kapasitesini veya politik tutumunu ölçmekten çok uzak. Sessiz kalanlar elbette var, evet. Ama bunun nedeni çoğu zaman duyarsızlık değil çaresizliktir. Ya işten atılma korkusu, ya menajer baskısı ya da yalnız bırakılma ihtimali… Tüm bu baskıların içinde tek başına ses çıkarmak cesaret değil, bazen imkansızlıktır.
Bazı oyuncuların cesur çıkışları bu sessizlikte bir çatlak açıyor. Ama o çatlağın büyüyüp bir yarığa dönüşmesi için örgütlü dayanışmaya ihtiyacımız var. Tekil cesur çıkışlara yaslanarak bu düzeni değiştiremeyiz. Değişim ancak kolektif iradeyle, müşterek zeminleri bulmakla ve dayanışma ağlarını inşa etmekle mümkün olabilir. Bunun için önce birbirimizi yargılamaktan vazgeçmemiz, sonra da birlikte mücadele etmenin yollarını aramamız gerekiyor.
Bu yüzden artık “neden konuşmuyorsunuz?” sorusunu değil, “neden hâlâ örgütlü değiliz?” sorusunu sormalıyız. Her meslekte olduğu gibi bu alanda da çözüm, öz-örgütlülükten geçiyor. Oyuncular Sendikası bu yolda önemli bir adımdır ama yetmez. Gerçek çözüm, tüm tiyatro, dizi ve film emekçilerinin kendi çatılarını kurarak yan yana gelmesidir. Sadece haklarımız için değil, onurumuzla mesleğimizi sürdürebilmek için bu bir zorunluluk.
Bugün konuşmayan, yarın da susturulur. Ama birlikte konuşan susturulamaz. Ve birlikte yürürsek, hiçbirimiz yalnız kalmayız.
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini gitgide yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini kanıtlamak ve eleştirel düşünme alışkanlığını müşterek bir değere dönüştürmek istiyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Comments ()