Latest

Sinemanın sınırlarını zorlayan tekinsiz bir film: “Düşüşün Tınısı”

Sinemanın sınırlarını zorlayan tekinsiz bir film: “Düşüşün Tınısı”

Aynı sözcük art arda çokça tekrarlandığında gösteren gösterilenden kopar, anlamını yitirerek boş bir kabuğa dönüşür ve hayaletimsi bir hal alır: küçük Alma (Hanna Heckt), “iş kazası” ifadesini yineleyip dururken böyle düşünür. Oysa bu formül, çok daha yıkıcı bir gerçeği gizlemek için kullanılır ama yetkililerden saklamak adına elzemdir. Yıllar sonra genç
vesaire
İstanbullu Gelin’den İMÇ’ye: Hafızayı kazımak

İstanbullu Gelin’den İMÇ’ye: Hafızayı kazımak

Ece Balekoğlu’nun “Neden sürekli eski dizileri izleyip duruyoruz?” başlıklı yazısı, izleme alışkanlığımızı yalnızca bireysel nostaljiyle açıklamıyor, bu tekrarın aynı zamanda toplumsal bir ihtiyaç olduğunu da vurguluyordu. Sonunu bildiğimiz, karakterlerine aşina olduğumuz diziler aracılığıyla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi ve toplumsal belirsizliklerin yarattığı yorgunluk karşısında kısa bir soluklanma imkânı bulduğumuzu
vesaire