Patlamış mısır nasıl keşfedildi?
Bugün çok sevilen bazı yiyeceklerin nasıl ortaya çıktığını insan merak ediyor. Manyok bitkisi, birçok aşamadan geçirilip dikkatlice işlenmezse zehirlidir. Yoğurt, esasen bakterilerle kirletilmiş süttür. Peki, patlamış mısırın lezzetli bir ikram olabileceğini kim keşfetti?
Yiyeceklere ilişkin bu türden gizemleri çözmek fazlasıyla zordur. Arkeoloji, geçmişte ne olduğunu anlamak için güvenilir kalıntılara ihtiyaç duyar, özellikle de ilgili dönemde yazı teknolojisi henüz kullanılmıyorsa. Ne yazık ki, insanların kullandıkları ahşaptan, hayvansal malzemelerden veya kumaştan yapılmış geleneksel eşyaların çoğu çabuk çürüyor, benim gibi arkeologlar da bunları asla bulamıyor.
Elimizde çanak çömlek ve taş aletler gibi sert eşyalara dair pek çok kanıt var, ama yemek artıkları gibi yumuşak şeyleri bulmak çok daha zor. Bazen şansımız yaver gider, daha yumuşak şeyler kuru yerlerde kalırsa bu koşullar onları koruyabilir. Ayrıca bir şeyler yanmışsa çok daha uzun süre dayanabilir.
Mısırın ataları
Neyse ki mısırın çekirdek kabuğu gibi bazı sert kısımları da vardır. Bunlar patlamış mısır kasesinin dibinde gördüğünüz, ağzınıza attığınızda dişinize takılan parçalardır. Mısırı yenilebilir hale getirmek için ısıtmanız gerektiğinden bazen yanmış olur, arkeologlar da kanıtlara böylece ulaşabilir. Daha ilgi çekici olansa şudur: mısır da dahil olmak üzere bazı bitkiler binlerce yıl dayanabilen fitolit adı verilen küçük, kaya benzeri parçalar içerir.
Biliminsanları mısırın kökenlerinin ne kadar eskiye uzandığını gayet iyi biliyorlar. Mısırın ilk kez şimdiki Meksika’da yaşayan Amerikan yerlileri tarafından yetiştirildiğini biliyoruz. Bu bölgedeki ilk çiftçiler, mısırı teosinte adı verilen bir tür ot aracılığıyla keşfedip yetiştirdiler.
Tarımdan önce insanlar yabani teosinte toplar, bu yabani otun ekmek ya da makarnada da bulunan karbonhidrat gibi bol miktarda nişasta içeren tohumlarını yerlerdi. En büyük tohumları olan yabani otları toplarlar, sonra da onları ayıklar ve ekerlerdi. Bu yabani bitki zamanla bugün mısır dediğimiz şeye benzer bir yiyeceğe dönüştü. Mısırın esasen teosinte olduğunu büyük çekirdeklerinden de anlayabilirsiniz.
Meksika’daki kuru mağaralarda 9.000 yıl kadar önce mısır tarımı yapıldığına dair kanıtlar var. Mısır tarımı oradan Kuzey ve Güney Amerika’ya yayıldı.
Patlamış mısır, korunmuş yiyecek
İnsanların patlamış mısır yapmaya ne zaman başladığını bulmak ise daha zor. Çoğu ısıtıldığında patlayan çeşitli mısır türleri vardır, ancak bugün “patlamış mısır” diye adlandırılan yiyeceği yapabileceğiniz sadece bir mısır türü vardır. Biliminsanları, Peru’da 6.700 yıl öncesine ait bu tür “patlatılabilir” mısıra ait fitolitlerin yanı sıra yanmış taneler de keşfettiler.
Mısır tanelerini patlatmanın kazara keşfedildiğini düşünebilirsiniz. Bir miktar mısır muhtemelen pişirme ateşine düşmüş, yakınlarda kim varsa bunun yiyecek hazırlamanın yeni ve kullanışlı bir yolu olduğunu anlamıştır. Patlamış mısır uzun süre dayanırdı, yapımı da kolaydı.
Antik patlamış mısır muhtemelen bugün sinemada yiyebileceğiniz atıştırmalıklara pek benzemiyordu. Muhtemelen tuz ve tereyağı kullanılmamıştı, çünkü Amerika'da henüz sağılacak inek yoktu. Muhtemelen sıcak servis edilmiyordu, bugün alıştığınız versiyonuna kıyasla çok daha fazla çiğneniyordu.
Patlamış mısırın neden ve nasıl icat edildiğini tam olarak bilmek mümkün değil. Ancak her bir tanenin içinde bulunan ve onu bozulmaya daha yatkın hale getiren az miktardaki sudan kurtulmak, mısırdaki yenilebilir nişastayı korumak için akıllıca bir yöntemdi. Patlamış mısırın patlamasını sağlayan şey, tanenin içindeki ısıtılmış suyun buhar olarak dışarı çıkmasıdır. Böylece patlamış mısır uzun süre dayanabilir. Bugün lezzetli bir atıştırmalık olarak bildiğimiz şey, muhtemelen yiyecekleri korumanın ve saklamanın faydalı bir yolu olarak ortaya çıktı.
*Bu yazı, Cüneyt Bender tarafından Sean Rafferty’nin Discover Magazine’de yayımlanan makalesinden çevrilmiştir.
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi geleceği ziyadesiyle belirsiz bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitirmiş medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini göstermek istiyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Comments ()