Türkiye yine aynı cehennem döngüsünde

Türkiye yine aynı cehennem döngüsünde
cehennem-dongusu-yangin

Her yaz mevsiminde Türkiye’nin dört bir yanından alevler yükseliyor, iklim krizi ısrarla görmezden geliniyor, yangınla mücadeleye yeterli kaynak ayrılmıyor, ormanlık alanlar madenciliğe açılıyor, doğa ve insan canı mütemadiyen hiçe sayılıyor.

Ne önlem var ne de sorumlu

Türkiye, hemen her yıl olduğu gibi, 2025 yazında da orman yangınlarına teslim oldu. Hızla büyüyen yangınlar uzunca süre söndürülemedi, binlerce hektarlık alanlar küle döndü, doğal ekosistemler yok oldu.

Birkaç gün önce Bursa’da ve Karabük’te başlayan yangınlar halen devam ediyor, yangınla mücadele artık alıştığımız gibi yine yetersiz kalıyor. Yüzölçümüne düşen ormanlık alan bakımından Türkiye’de birinci sırada yer alan Karabük, sahip olduğu "orman denizi" ile dünyada pek az ormanda görülebilecek kadar çok sayıda ağaç ve bitki türünü bünyesinde barındırıyor. Küresel iklim krizi ısrarla görmezden geliniyor, yangınla mücadeleye yeterli kaynak ayrılmıyor, ormanlık alanlar peş peşe turizme ve madenciliğe açılıyor, doğa ve insan canı sürekli hiçe sayılıyor.

Bursa'daki yangın esnasında bir itfaiye işçisi hayatını kaybetti. Kalp krizi nedeniyle yaşamını yitiren işçinin hizmet alım personeli olarak çalıştığı ve taşeron işçi olduğu ortaya çıktı. Hayatını kaybeden itfaiye eri Ramazan Şaşkın 37 yaşında ve iki çocuk babasıydı, bir hafta önce ayağından ameliyat olmuştu. Daha bir hafta önce Eskişehir’deki orman yangınına müdahale ederken beşi orman işçisi, beşi de AKUT gönüllüsü olmak üzere 10 kişi hayatını kaybetmişti. 2025 yılında yangınlara müdahale ederken ölen insan sayısı 14’e çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal medya hesabı üzerinden orman yangınlarına ilişkin bir açıklama yaparak yine rahmet diledi, hayatını kaybedenleri "şehit" ilan etti.

Türkiye’de ormanlık alanların sorumlusu olan Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü, doğal ekosistem bütünlüğünü idare etmek yerine yalnızca kâr hedefiyle hareket ediyor.

“Yangın daha çıkmadan önlem alınmalı” uyarılarına kulak tıkayan Orman Genel Müdürlüğü, yangınla mücadele anında da sınıfta kalıyor. İklim krizinin neden olduğu aşırı sıcaklıkları görmezden geliyor, yetersiz sayıda ekipman ve personelle çalışıyor. Dahası, yaşadığımız yangın felaketlerinde sorumluluk üstlenmek yerine mücadelede hamaset söylemlerinden medet umuyor.

[mailerlite_form form_id=11]

Yangınla böyle mücadele edilmez

2021’de yaşanan orman yangınlarına “hava aracı yetersizliği” nedeniyle havadan müdahale edemeyen kurum, 2025’teki orman yangınlarına da “gece saatlerinde” havadan müdahale edemedi.

Orman Genel Müdürlüğü’nün bütçe payı ise 2020’den bu yana düzenli olarak eridi. Türkiye’deki bütün camilerde “yangınların sönmesi için” dua programı düzenleyen Diyanet’in 62 milyar 276 milyon 327 bin TL harcadığı 2025’in ilk yarısında, Orman Genel Müdürlüğü’nün harcaması, 15 milyar 963 milyon 846 bin TL’de kaldı.

Yangın söndürme uçağı almaya bütçe bulamayan, söndürme ekiplerini de uygun koruyucu kıyafetle donatamayan Orman Genel Müdürlüğü, makam odası dekoruna, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı etkinliklere ve Azerbaycan’daki tesisin yapımına milyonlar harcadı.

Türkiye’de birbiri ardına yaşanan orman yangınlarına müdahaledeki yetersizlik tartışılırken iktidarın doğaya düşman çevre politikası Orman Genel Müdürlüğü’nün, “Orman İstatistikleri” raporuna da yansıdı. 2024'te ormancılık dışı faaliyete açılan 23 bin 53 hektar orman alanının 10 bin 244 hektarlık bölümünde “madencilik” faaliyeti yürütüldü.

TBMM’de bu ay kabul edilip yasalaşan kanun teklifleri ise doğanın hukuki koruma rejimini parçalayarak doğayı bütünüyle piyasanın önceliklerine açtı, hukuka aykırı uygulamalara meşruiyet zemini yarattı. Zeytinliklerin madenciliğe açılmasına imkan tanıyan son yasa teklifi, 9 Temmuz’da yürürlüğe giren İklim Kanunu gibi düzenlemelerle birlikte doğayı ve toplumu sermaye birikiminin yeni evresine göre yeniden düzenliyor.

Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Ülkemizde herkesin malumu olan zorlu koşullarda, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini gitgide yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini kanıtlamak ve eleştirel düşünme alışkanlığını müşterek bir değere dönüştürmek istiyoruz.

Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.