2023’ün en iyi kitapları
vesaire yazarları, 2023’te yayımlanmış en iyi kitapları seçti. Yıl sonunda peyda olan çoğu liste gibi bu listenin de öznel seçimlerin mecburi bir sonucu olduğunu hatırlatmak boynumuzun borcu. Buyursunlar.
Yeryüzü Yakılıp Yıkılırken, Jonathan Crary
Bir arkadaşım, bu kitap hakkında konuşurken Jonathan Crary’nin yaşadığı çağdan "etiyle kemiğiyle nefret ettiğini" söylemişti. Haksız değil, ama Jonathan Crary de nefret etmekte haksız değil. Yeryüzü Yakılıp Yıkılırken: Dijital Çağdan Kapitalizm-Sonrası Dünyaya adlı son kitabında, modern sanayi uygarlığını ve internetin yarattığı aktivizm kültürünü acımasızca topa tutuyor. Sosyal medyada devrimci özne olamayacağını ve farklı bir dünyaya giden yolların internet arama motorlarıyla bulunamayacağını hatırlatıyor. Artık “yakıp yıkma” safhasında olan küresel kapitalizmin karşısında internet gibi toplum karşıtı aygıtlara kul köle olmaktan kurtulmayı öneriyor. Türkçe çevirisi yayımlanmadan önce, kitaptan seçilmiş iki parçayı çevirmiştik, tadımlık niyetine buraya bırakalım: “Dijital çağ dünyayı mahvediyor” ve “İnternet bir örgütlenme aracı olarak nasıl çuvalladı?” İkna edici bulduysanız ve kitapları harap ederek okumayı seviyorsanız çevrimdışı bir geleceğe atılacak ilk adım olabilecek kitapta altı çizilecek daha çok cümle var. –Cüneyt Bender
Olay, Annie Ernaux
“Üniversite yurdunun tuvaletinde, aynı anda hem bir hayat hem de bir ölüm doğurmuştum. İlk defa kendimi nesillerin içinden geçtiği bir kadınlar zincirinin parçası hissettim.” Sarsıcı olduğu kadar büyüleyici bir üslup, her seferinde insanın aklını başından alıyor. Birinci tekil şahıs anlatımın tuzaklarına hiç düşmeden, kişisel deneyimi anlatırken anlatının merkezine kendini koymadan, fazlasıyla yalın ve ketum bir dille öznel deneyimi toplumsal tarihin içine yerleştiriveriyor. Annie Ernaux, daha önce Kürtaj adıyla yayımlanan Olay romanında, Fransa’da kürtajın hâlâ yasadışı olduğu bir zamanda bireysel ve politik açıdan dönüştürücü bir “olayı” anlatıyor. Kitaptan başka bir alıntıyla bitirmekten kendimi alamıyorum: “İçinden geldiğim toplumsal sınıf ile başıma gelen şey arasında muğlak bir bağ kuruyordum. Bir işçi ve küçük esnaf ailesinin yüksek öğrenim gören ilk ferdi olarak fabrikadan ve tezgahtan sıyırmıştım. Ama ne lise diploması ne de edebiyat lisansı sefaletin bir alın yazısı olarak aktarılmasını ortadan kaldırmayı başarabilmişti; hamile kızın alın yazısı simgesel olarak alkoliğinkiyle aynıydı. Kendimi apış arasından kaptırmıştım ve içimde filizlenen şey, bir anlamda, toplumsal bozgundu.” Kaçıranlar olduysa, bu olağanüstü romanın, Kürtaj (Audrey Diwan, 2021) adıyla hiç de fena olmayan bir sinema uyarlaması olduğunu da hatırlatayım. –Cüneyt Bender
Güneş Çarpması, Ivan Bunin
Bir Rus klasiğini 2023 senesinde neden hâlâ en iyiler listesine alıyorsunuz diye sormadan önce, lütfen durun ve iç seslerin, bireyden ibaret hezeyanların, olayların ve ilişkilerin önüne geçtiği duygu döküm nesirlerini kurmaca diye okumaktan ne kadar yorulduğunuzu hatırlayın. Ivan Bunin’in 10 öyküden oluşan kitabı yitip giden şeylerin peşine melankolik ve incelikli bir gözlemlerle takılırken, bugün edebiyatın konusu içinde günden güne azalan büyük meselelere de yakılan bir ağıt gibi. Üstelik öykülerine kattığı her renk hâlâ canlı. Bir klasiği, kitaba adını veren öyküsü yazıldıktan yaklaşık yüzyıl sonra güncelliğine şaşırarak okumak elbette onu yılın en iyileri listesine sokuyor. –Melike Özbay
Dersler, Ian McEwan
Ian McEwan’ın eş dost arasında “Nobel almak için tüm tuşlara basıyor” diye anılmasına sebep olacak son kitabı Dersler, yılın en iyi kitabı değilse bile en heyecan verici kitaplarından biriydi. Nihayetinde okuduğumuz, yazarın bir miktar otobiyografik olduğunu kabul ettiği karakterinin 70 senesi değil, aynı zamanda bir yazarın artık okura yansıtmayı yadsıyamadığı edebiyat hırsı. Ve bir edebiyat sever için iki hedefi de vuruyor, hem uzun, ayrıntılı, katmanlı bir hayat hikayesinin son derece dürüst ve çok yönlü akışı hem de kurmacanın sınırlarında söylenebileceklere dair her şeyi söyleme isteğini gizleyemeyen, elinin hızına yenik düşmüş bir yazar. –Melike Özbay
[mailerlite_form form_id=11]
Brian, Jeremy Cooper
“Roman değil Letterboxd eleştirileri bütünü”. Goodreads’te bir kullanıcı, Brian’a layık gördüğü –beş üzerinden– iki yıldızı bu cümleyle açıklamış. Yoruma itiraz edebilmek mümkün değil, çünkü kitabın konusu zaten bu. Her akşam BFI (Britanya Film Enstitüsü) seçkisinden bir film seyreden yalnız bir adam, filmlerle ilgili düşünceleri, filmler sayesinde dahil olduğu sinemaseverler topluluğu… İtiraz edilebilecek kısım ise Jeremy Cooper’ın meziyetinin tam da buradan işler bir yapı kurmakta yattığını gözardı etmek. Kurgudışıyla kurmacayı birleştirme biçimi, klasik filmlerde yalnızca Brian gibi birinin takılacağı ayrıntıları yakalamasındaki tutarlılık ve başkarakterine duyduğu şefkat, Brian’ı bu listeye almak için fazlasıyla yeterli. Brian’a dört, Goodreads’teki kullanıcıya bir yıldız veriyorum. –Can Koçak
Neuromancer, William Gibson
İlk kez 1984’te yayımlanan bir kitabı 2023 listesine almak nereden bakarsanız bakın hile sayılır. Ancak bu yıl Can Kantarcı’nın çevirisiyle yeniden basılınca ilk defa okuduğum Neuromancer, nereden bakarsanız bakın burada olmayı hak ediyor. “Bugünün her siberpunk anlatısı biraz Neuromancer biraz Blade Runner’dır,” şiarının izlerini takip etmek, Kantarcı’nın deyimiyle Neuromancer’ın “tüm hücrelerimize sızmış olduğunu" fark etmek isterseniz, siz de sanal âlem kovboyu Case’in peşine takılabilirsiniz. Kolay bir okuma deneyimi olacağını iddia etmiyorum, ama birden içine daldığınız yepyeni bir evrene niye kolayca vakıf olasınız ki? –Can Koçak
Monica, Daniel Clowes
Hayalet Dünya’nın yazarı Daniel Clowes, iç içe geçirdiği dokuz farklı öykü aracılığıyla annesi tarafından terk edilen, büyüdükten sonra yolu bir tarikatla kesişen, farklı ölçekte doğaüstü olaylara denk gelen bir kadının 1960’lardan günümüze dek uzanan hikayesini anlatıyor. The Guardian’da “kaleydoskopik bir grafik roman” olarak tanımlanan Monica, türden türe atlayan yapısıyla bu benzetmeyi sonuna kadar hak ediyor. Clowes, ABD’ye dair gözlemlerini paylaşırken Annie Ernaux’nun anı anlatıcılığına, Monica’nın kendi yazdığı hikayelermiş gibi yorumlanabilecek vinyetlerde Edgar Allan Poe temalarına yaklaşıyor. İçeriğin bu kıpır kıpır hali biçimle de destekleniyor, daracık paneller tarafından kesilen konuşma balonları mecranın kendisine ve imkanlarına dair düşünen tercihlere dönüşüyor. Monica sert, tuhaf, etkileyici bir grafik roman. –Can Koçak
[mailerlite_form form_id=10]
Harika Bir Hayat, Hikmet Hükümenoğlu
Körburun kitabından bu yana Hükümenoğlu’nun okuduğum her satırında şunu soruyorum: Hükümenoğlu bize ne yapıyor? Hükümenoğlu’nun kitapları bizi zaman tünelinin içinde, o çağın bir karakteri gibi dolaştırıyor. Harika Bir Hayat da 1919-1950 arasında, tarihe çok kuvvetli bir kalemin, sinematografik bakışıyla eşlik edip, o yılların sokaklarında yürüyor, o yılların acıları ve mücadelelerine güçlü karakterlerle tanıklık ediyoruz. Toplumsal olanı örerken bir yandan da bireyselliğin ilmek ilmek işlendiği bir roman bu. Kitabı bu kadar etkileyici kılan özelliklerden birisi de geçmiş ile bugün arasındaki benzerlik duygusunun okuyanı kitaba daha da yaklaştırması. Harika’nın babası Veysel Bey’in 1921’de Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatırken defterine yazdığı şu satırlar ne kadar da tanıdık: “Bir kesim, sadece zengin değil, aynı zamanda işbirlikçi ve vatan hainiydi. Kendi çıkarı için güçlüye yanaşan, devir değiştiğinde fırıldak gibi dönüveren haysiyetsizler mide bulandırıcıydı.” Harika Bir Hayat’ın en güzel tarafı tarihin terazisinin hiç yanılmadığını bir kere daha hatırlatması oldu: Hainler kadar kahramanlar da vardır. Bu yılın en iyi romanlarından biri bize harika bir hayatı umut ettiriyor: Kahramanların hainleri yendiği ve tarihin bu gerçekle yazıldığı bir hayat belki de mümkün. –Dilara İlbuğa Yıldırım
Büyücüler Çağı, Wolfram Eilenberger
Bu sene dikkatimi çeken çok fazla kitap oldu, ama ilk aklıma gelen Büyücüler Çağı. Kitap, felsefenin “ihtişamlı” on yılı olarak anılan 1919-1929 arasında “eskinin yıkıldığı ama yeninin ne olduğunun da tam bilinemediği” bir dönemi odağına alıyor. İhtişamlı on yıl, Heidegger, Wittgenstein, Walter Benjamin ve Ernst Cassirer olmak üzere dört filozof üzerinden ele alınıyor. Bu isimlerin hem kuramsal açıdan farklılıklarını hem de birbirlerinin hayatlarına dokunuşlarını eşzamanlı anlatıyor. Benjamin’in kişisel hayat mücadelesine, Cassirer ile Heidegger arasındaki Davos tartışmasına, kitabını bastıracak yayınevi arayan Wittgenstein’ın Bertrand Russel ile mektuplaşmalarına tanıklık edebiliyoruz. Filozofların kişisel deneyimlerinin yanı sıra kuramsal tartışmalara yönelik harikulade bir kitap. –Seçkin Serpil
Anmadan Olmaz Düğün Çiçeklerini, Neslihan Altun
Neslihan Altun’un şiir kitabı, daha kapağının tasarımından itibaren okurunu merakta bırakıyor. Politik doğruculuğunun zirve yaptığı bir dönemde ortaya çıkan, elbette sadece kapağıyla değil içeriyle de dikkat çeken cesur bir şiir kitabı bu. Siyasetin, ölümün, umutsuzluğun, aşkın imkanları ve çıkmazları arasında “En azından adlarına savaşarak/Ve içten içe tasarlayarak/Yağmura kalmadan eve dönebilmeyi” umut eden şair, bir başka şiirinde “Bekir diye biri duruyor mu acaba?” diye kederleniyor. Okuruna pek de alışık olmadığı duyguları, okumaya başlayınca “Samsun'dan Ankara'ya kıvrılan o yola bakıyor” gibi hissettiren bir şiir kitabı. Bir yandan da başka kitaplara verdiği ilhamlarla (Acaip, Mahir Ünsal Eriş ve Ağaçların Rüyası, Oylum Yılmaz) yolculuğu aslında kendi içeriğini aşıyor ve başka eserlerde devam ediyor. “Fazla uzaklaşmış olamaz yokluk/Durmuyorsa zamandır/Durmuyor, devam.” –Seçkin Serpil
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi geleceği ziyadesiyle belirsiz bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitirmiş medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini göstermek istiyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. vesaire'yi tek seferliğine veya düzenli desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Comments ()