Yarım kalmış bir hikâye: “Karanlık Dünya”
Halk ozanı geleneğinin son ustalarından Âşık Veysel, Cumhuriyet döneminin en büyük ressamlarından Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Türk sinemasının ilk yaratıcı yönetmeni Metin Erksan… Bu üç sanatçının yolu, Âşık Veysel’in çocukluğundan tanınmış bir halk ozanı oluşuna uzanan hikâyesini anlatan Karanlık Dünya (1952) filmiyle kesişir. Kağıt üzerinde her şey olağan seyrinde ilerlerken filmin akıbeti yapım aşamasından itibaren sansür, ticari kaygılar ve ideolojik gerilimlerle damgalanır.
Salt’ın son sergisi Karanlık Dünya, Metin Erksan’ın yönettiği ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun senaryosunu yazdığı aynı adlı filmin yapım aşamasından itibaren karmaşıklaşmaya başlayan hikâyesini 1950’ler Türkiyesi’nin kültürel iklimi içerisinde inceliyor. Değiştirilmiş versiyonlar, tartışmalar, söylentiler, çelişen tanıklıklar ve arşiv malzemeleriyle birçok soruyu gündeme getiren filmin etrafında gelişen anlatılara bakıyor. Filmin üretildiği dönemin siyasi ve tarihsel bağlamına ışık tutuyor.

Toplumsal gerçekçi bir yaklaşımla Sivrialan (Sivas) ve Ürgüp’te (Nevşehir) çekilen film, Âşık Veysel’in serencamını melodramatik bir gönül hikâyesi etrafında örer. Ancak dönemin tarımsal kalkınma ve kırsal modernleşme politikalarına uygun olarak yeniden kurgulanan filmin anlatısı beklenmedik şekilde yön değiştirir. Metin Erksan’ın ifadesine göre United States Information Service’ten [Amerikan Haberler Merkezi] alınmış, Hudson tarlalarındaki biçerdöverlere ait görüntülerle sonradan İstanbul’un çeperlerinde çekildiği söylenen okul ve dispanser sahneleri, "idealleştirilmiş bir köy imgesi" sunmak için kullanılır.
Bu eklemeler, Veysel’in hayat hikâyesini geri plana iterek filmi dönemin resmi ideolojisinin taşıyıcısı bir propaganda aracına dönüştürür. Değişikliklerin ardındaki nedenler arasında Ankara’daki Merkez Film Kontrol Komisyonu’nun Aralık 1952–Kasım 1953 tarihli üç raporunda bildirdiği sansür kararları vardır. Raporlarda hangi sahnelerin sakıncalı görüldüğü açıkça belirtilmemekle birlikte toplumun “kusursuz” bir şekilde temsil edilmesi kaygısı öne çıkar. Yapımcı Atlas Film’in kurguda yaptığı değişikliklerin ardından film Âşık Veysel’in Hayatı adıyla 31 Aralık 1953’te gösterime girer.
[mailerlite_form form_id=11]
Bugün film ve filmin hikâyesi halen eksik. Filmden geriye kalanlar; kopuk bir kurgu, silinmiş ya da eklenmiş sahneler, ses bandındaki bozulmalar, sessizlikler ve bunların çevresinde oluşmuş anlatılardan ibaret. Filmin sansüre uğramadan önceki kurgusu ve yapılan değişikliklerden sonra gösterime girmiş versiyonu bilinmiyor. Dolaşımda olan kopyalar arasında da ses, görüntü ve kurgu farklılıkları bulunuyor. Serginin araştırma sürecinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi Arşivi’nde bulunan 35mm nitrat film ise bugüne dek gün yüzüne çıkmamış görüntüleri içeriyor.
Sanatçı Mike Bode ile senarist Caner Yalçın’ın uzun soluklu araştırmasına dayanan sergi, Karanlık Dünya’yı yeniden inşa etmek yerine eklemeler, eksiltmeler ve kopmalarla şekillenen filmi katmanlarına ayırıyor. Sergi, filme bütüncül bir anlatı olarak değil kültürel, politik ve tarihsel süreçlerin şekillendirdiği bir nesne olarak yaklaşıyor. Sergide sunulan arşiv malzemeleri ise sanatsal pratik aracılığıyla yeniden etkinleştirilebilecek birer unsur olarak ele alınıyor.
Bu görüntülere, filmin uğradığı müdahalelerin ve dönüşümlerin, kopyalar arası farklılıkların izini süren bir senaryo eşlik ediyor. Bu anlamda sergi, nihai bir sonuçtan ziyade bir tür "başlangıç noktası" işlevi görüyor. Filmin dolaşımına yön veren ideolojileri, sansür mekanizmalarını ve üretim koşullarını irdelemeye yönelik düşünsel hatlar oluşturuyor.
Karanlık Dünya sergisi, 14 Aralık’a kadar Salt Galata’da görülebilir.
Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi geleceği ziyadesiyle belirsiz bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitirmiş medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğini göstermek istiyoruz.
Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için çok değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Comments ()