Yoksulluk, alkış ve teşekkür arasında

Yoksulluk, alkış ve teşekkür arasında
bilge-sen-altin-portakal

Birkaç gün önce Altın Portakal’ın sahnesinde bir kadın konuştu, 81 yaşındaydı. “Ben hâlâ çalışıyorum” dedi. “Çünkü çalışmazsam geçinemem.” 65 yıldır sahnede, setlerde, salonlarda olan Bilge Şen’in sesi, bir anlık alkışın değil yılların biriktirdiği sessizliğin yankısıydı. Üzerinden prim yapılmış, unutulmuş sonra da bir gece törenle hatırlanmış bir sanatçının sesi değildi yalnızca. İçinde yaşadığımız düzenin, egemenliği altında olduğumuz rejimin, maruz kaldığımız kültür politikalarının iç sesiydi.

O konuşmanın yankısı yalnızca sahnede değil, setlerde, turnelerde, tiyatro salonlarının kulislerinde de duyuldu ama yeterince yüksek biçimde duyulmadı. Çünkü biz bu ülkede yoksulluğu romantize etmeye alıştık: Sanat için yaşıyorum, biz işimizi aşk ile yapıyoruz, önemli olan alkıştır, falan filan. Oysa gerçek bütünüyle farklı: 81 yaşındaki bir sanatçı geçinemiyor. Özel ders veriyor. Diziye çağrılırsa bölüm başı 5-6 bin liraya oynuyor. Çünkü başka çaresi yok.

Peki, bu yalnızca Bilge Şen’in hikayesi mi? Hayır. Bugün herhangi bir tiyatro oyuncusuna, dansçıya, figürana ya da teknisyene sorun: Kaçı sigortalı çalışıyor? Kaçı toplu sözleşmeyle çalıştığı kurumda emeğini koruyabiliyor? Kaçı hastalandığında sağlık güvencesine başvurabiliyor? Ne setlerde örgütlülük var, ne tiyatrolarda sendikal koruma, ne de sahnede hakkını savunacak bir zemin. Bu sektörde “şöhret” ile “geçim” arasında doğrudan bir ilişki yok. Reklam yüzü olan biri kirasını zor öderken, bölüm başı 1.5 milyon alan oyuncuların yanında figürasyon yapanlar yemek fişi bekliyor.

[mailerlite_form form_id=10]

Üstelik bunlar birer tercih değil, emek sömürüsünü görünmezleştiren kültür politikalarının açık birer sonucu. Daha kötüsü, bu düzenin sürmesini sağlayan yalnızca iktidar değil. Bazı prodüksiyon şirketleri, menajerler, yapımcılar, hatta bazı oyuncular da bu sessizliğin ve sömürünün parçası. Bir tiyatro oyununa sponsor olan banka aynı zamanda sahnedeki krizi de fonluyor. Törenlerde teşekkür edilen yetkililer, başka sahnelerde susturulanları cezalandırıyor.

AKP’nin “yeni kültür rejimi” yalnızca sansürle değil teşvik, teşekkür, fon ve törenlerle de çalışıyor. Cem Yiğit Üzümoğlu’nun “grev hakkımız yok” demesinin ardından gelen sessizlik çok şey anlatıyor. Sahneye çıkıyoruz ama haklarımızla değil, cesaretimizle. Çünkü bu ülkede tiyatrocular, oyuncular, figüranlar, set işçileri, müzisyenler hâlâ yalnızdır. Artık başka bir şey söylemenin zamanı geldi de geçiyor. Yoksulluğun çözümü romantizm değil, örgütlülüktür. Alkışlardan çok dayanışmaya, ödül törenlerinden çok mücadeleye ihtiyacımız var. Sanatçının yaşamı sahne ışıklarında değil, hakkını arayabildiği koşullarda anlamlıdır.

Bilge Şen’in söyledikleri, bu ülkede işçinin, emekçinin, sanatçının ve seyircinin ortak sorusudur: “81 yaşında neden hâlâ çalışıyorum?” Geçinemeyen sanatçı yalnızca kişisel bir trajedi değil, bu ülkenin kültür alanındaki sistemsel çöküşünün en açık göstergesidir. Alkışın arkasında yorgunluk, ödülün arkasında borç, sahnenin arkasında belirsizlik vardır. Bu sektörde bir kriz varsa, bunun adı yoktur ama bedeli çoktur. Bu bedel, her gün yeniden sanat yapmaya çalışan binlerce insanın sırtına yıkılmaktadır. Bilge Şen’in sorusu, bir neslin, bir sektörün, bu ülkenin bastırılmış çığlığıdır. Bu sesi duymakla yetinemeyiz, bu sesi büyütmek gerekir.

Size ihtiyacımız var. Buraya kadar geldiyseniz, hatırlatmak boynumuzun borcu. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede, elimizden geldiğince nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Güvenilirliğini küresel ölçekte yitiren medya alanında hâlâ iyi işler çıkarılabileceğine inanıyor, eleştirel düşünceyi müşterek bir toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Bağımsız yayıncılığı desteklemeniz bizim için fazlasıyla değerli. vesaire'nin dağıtımının sürekliliğinin sağlanmasında ve daha geniş kesimlere ulaşmasında okurlarımızın üstlendiği sorumluluk özel bir anlam taşıyor. İmkanınız varsa, vesaire'yi desteklemek için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.